Hafif serin bir 10 Nisan akşamında, müthiş gösterileri ve insanı kendinden geçiren müziği ile Buena Vista Social Club’u bir kez daha canlı canlı dinlemek nasip oldu. İş çıkışı Ülkü ile buluşup güzel bir yemek yedik ve ardından çok fazla oyalanmadan Hilton Exhibition Center’ın yolunu tuttuk.
Ozan serileri başlıyor.. Facebook ve fotoğrafların ardından burada da eylemlerimiz devam edecek..
Evet.. Hilton Convention Center’da 10 Nisan 2009’da konser var. Gelmeyi düşünenler için biletler tükenmek üzere..
Fiyatlar 75 TL ve 55 TL şeklinde.. 55 TL olanlar en arkada ayakta..
Acele edin.. www.biletix.com
Efenim, konu ile ilgili bir çok mail ve söylenti dolaşıyor. Bunlardan bir tanesini paylaşmak istedim. Amerika’da yaşayan bir Türk doktormuş bunu yazan. Yalansa günahı boynuna.. Birebir aktarıyorum..
Devamı »
Geçenlerde bir yakınımın da hatırlatması ile yine gündeme geldi bu “Tüm hastalıkların zihinsel nedenleri”. Bitmez tükenmez bel ağrılarım sağolsun unutturmuyorlar.. Bu meretin karşısında bu kadar fazla zaman geçirmekten oluyor orası belli de.. Avutuyorum çeşitli bahanelerle kendimi işte..
Efendim böyle bir kitap varmış.. Luis L. Hay yazmış, zamanında aynı yazarın “Düşünce gücüyle tedavi” kitaplarını okumuştum.. Çok meraklıyım ya bunlara.. 🙂 Neyse.. Reiki ile bayağı yoğun uğraşan bir arkadaşım ile sohbet ederken açıldı konu tekrar. O da bana kitabı önerdi.. Biraz arayınca metin olarak buldum nette.. paylaşmak istedim sizlerle.. Akaşa yayın evi çıkarmış kitabı.. Tanıtımında şöyle yazıyor:
Çok zaman geçti çok.. FF’den sonra içimde ukte daha da büyüdü.. Yazasım da yazasım geldi.. Gerçi bu template’te eskidi ama neyse..
Hep birşeyler yazmak istiyorum ve yazmıyorum.. Ama sanırım problemi buldum; Bazen aklıma öyle şeyler geliyorki eğer yazarsam birileri tarafından yanlış anlaşılmaktan korkuyorum sanırım. Sonuçta public bir ortamda yazıyorum ve beni tanıyan kişilerin bunları okuma olasılığı çok yüksek. Sanki yazdıklarım gerçekmiş yada gerçek olaylardan esinlenilmiş gibi algılanacak diye korkuyorum. Öyle taşın altında buzağı arayan, birşeyleri birşeylere bağlamayı bir halt sanan, bu sayede birşeyleri çözdüğünü düşünen, “haaa bak böyleymiş demekki” diyip gıybet yapmayı çok seven o kadar çok kişi varki.. Sonra ayıkla pirincin taşını.
Çoğu insanın ortak derdidir yenilecek yemeği seçmek.. İnternette ararken buldum.. Kaynak Pastavilla..
Afiyet ola..
Balık: Kefal, tekir, kırlangıç, strongilos, levrek, karides Sebze: Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa, ıspanak, pazı, karaturp, kırmızı turp
Meyve: Elma,nar, portakal, armut, ayva, greyfurtBu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Sebze ve et suyu ile hazırlanmış çorbaları sofranızdan eksik etmeyin. Hareketsiz geçen soğuk kış günlerinde çorbalar bağırsak sistemini düzenler. Soğuk havalarda vücuda direnç veren balık ve baklagiller de en çok tüketilmesi gereken besinlerden.
Balık: Uskumru, istavrit, lüfer, palamut, tekir, kefal, kalkan, gümüş balığı, midye, dil balığı.
Sebze: Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, pazı, hindibağ, ıspanak, pırasa, pancar, defneyaprağı, havuç, frenk soğanı, turp.
Meyve: Elma, portakal, muz, armut, greyfurt, ayva.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Lahanagilleri (lahana, brüksel lahanası, karnabahar ve brokoli) sık sık yiyin. Bol betakaroten içeren havuç ile salata, zeytinyağlı yemek veya havuç suyu hazırlayın.
MART
Balık: Levrek, kalkan, kefal, tekir, midye.
Sebze: Ispanak, havuç, pırasa,kırmızı turp, brokoli.
Meyve: Elma, muz
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Mart, yaza hazırlık ayıdır. Hafif beslenmeye ve diyet yapmaya başlamanın tam zamanıdır. Mart, aynı zamanda ilkbahara geçiş ayıdır. Bu nedenle hafif bir o kadar da direnç verici besinleri tüketmeye özen göstermek gerekir. Balık, ızgara et, sebze ve meyveler bol tüketilmeli.
NİSAN
Balık: Kalkan, kılıç, kırlangıç, tekir, barbunya, mercan, kayabalığı, midye.
Sebze: Taze soğan, taze sarımsak, kuşkonmaz, taze kekik, bakla, marul.
Meyve: Can erik
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kuzu etinin en taze ve lezzetli zamanı. Bu aylarda et olarak kuzu etini tercih edin. Sütlü hafif tatlılar pişirin. Sabah kahvaltısında ve geceleri yatmadan önce bir bardak süt için. Hafif ama sağlıklı beslenerek ve açık havada düzenli yürüyüşler yaparak fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
MAYIS
Balık: Barbunya, ıstakoz, levrek, tekir, kılıç, kırlangıç, dilbalığı, iskorpit, karides.
Sebze: Enginar, bakla, madımak, semizotu, papatya, ebegümeci, domates, salatalık.
Meyve: Çilek, yeşil erik, malta eriği, dut.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Çilek kısa ömürlü bir meyve. İçeriğindeki zengin vitamin (özellikle C vitamini) ve mineraller sayesinde ani enerji verip, geçiş mevsiminde ortaya çıkan yorgunluk belirtilerini giderir.
Balık: Mercan, levrek, barbunya, tekir, ıstakoz.
Sebze: Enginar, taze patates, taze fasulye, bakla (ayın ortasına kadar), bezelye, kabak, sivribiber, domates, salatalık, kuzu ıspanak, semizotu, rezene, marul, üzüm yaprağı, taze soğan, tazesarımsak, dereotu, dolmalık biber, çalı fasulyesi.
Meyve: Kiraz, yeşil erik, malta eriği, kayısı, şeftali, dut.Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kısa ömürlü dut ve kirazı bu ayda bol bol tüketin. Her ikisi de zengin vitamin ve mineral kaynağı.
Balık: Sardalya, barbunya, tekir.
Sebze: Domates, salatalık, bezelye, dereotu, kum havucu, taze fasulye, kuzu ıspanak, kabak, patlıcan, semizotu, sivribiber, dolmalık biber, çalı fasulyesi, barbunya fasulyesi.
Meyve: Kayısı, şeftali, kavun, sarı erik, karpuz, ahududu, vişne.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Semizotu, balıktan sonra en çok omega-3 içeren sebze. Vücut tarafından üretilmeyen bir yağ asidi olan Omega-3, kalp hastalıklarına, zihinsel karışıklığa ve bunamaya karşı ekili.
AĞUSTOSмебели варна
Balık: Çingene palamudu, mercan, kılıç, sardalye, izmarit.
Sebze: Domates, salatalık, patlıcan, dolmalık biber, çarliston biber, sivribiber, taze fasulye, barbunya fasulyesi, kabak, mısır, kırmızı salçalık biber.
Meyve: Kayısı, kavun, kırmızı erik, şeftali, vişne, böğürtlen, karpuz, incir, mürdüm eriği, üzüm.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Yaz meyve ve sebzelerinin en olgun zamanı. Meyveleri bol yiyin. Bunun yanısıra balık, zeytinyağlı sebze, hafif soslu makarnaları günlüköğünlerinize paylaştırın.
EYLÜL
Balık: Palamut, lüfer, kılıç, sardalye, kırlangıç.
Sebze: Mantar, patlıcan, mısır, pazı, biberiye, barbunya fasulyesi, kabak, dolmalık biber, kırmızı salçalık biber.
Meyve: Mürdüm eriği, fındık, kavun, karpuz, incir, üzüm.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Eylül, kışa hazırlık ayıdır. Vücudu soğuk mevsime hazırlamak gerekir. Bol balık, sebze, meyve ve makarna gibi enerji verici karbonhidratlar ağırlıklı beslenin. Mürdüm erik ve fındığı hergün belli bir miktar tüketmeye özen gösterin.
EKİM
Balık: Pamatu, lüfer, istavrit, barbunya, kılıç, mercan, sardalye, torik.
Sebze: Mantar, fındık, ceviz, ıspanak, yerelması, pırasa, lahana, kıvırcık salata, kırmızı turp, karnabahar, havuç.
Meyve: Armut, ceviz, üzüm,elma, greyfurt, mandalina, muz.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Ekim ayında omega-3 içerikli cevizin tam zamanı. Cevizi bu aylarda bol bol tüketin. Ayrıca mantarlı nefis yemekler pişirebilirsiniz. Mantar, balık, et ve sebzelere çok yakışır. Mantarı ızgarada üzerine peynir serperek pişirip kahvaltıda da yiyebilirsiniz.
KASIM
Balık: Mezgit
Sebze: Balkabağı, kabak, lahana, kereviz, pırasa, yeralması, havuç, ıspanak, karnabahar, pazı.
Meyve: Ceviz, kestane, üzüm, elma,muz, mandalina, nar, armut, kivi, greyfurt.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kasım ayında balkabağından bol bol yararlanın. Çorbası, tatlısı ve pastası ile nefis lezzetler hazırlayabilirsiniz. Balkabağını ayrıca etli sebze yemeklerine de ilave edebilirsiniz.
ARALIK
Balık: Yengeç, pavurya, levrek.
Sebze: Balkabağı, lahana, yerelması, pırasa, brüksel lahanası, karnabahar, ıspanak, kereviz, havuç, pazı, kara lahana.
Meyve: Elma, mandalina, portakal, nar, armut, muz, kivi, kestane, greyfurt, ayva.
Soğuk algınlığı hastalıklarına yakalanmamak için sağlıklı beslenin. Portakal veya greyfurt suyu için. Ispanak, baklagil, et, yoğurt, muz,elma ve kuruyemişleri bol tüketin.
ne kadar acıdır, o kadar da hayaller kurmuştum.. yazarım ederim.. güzel olur diye.. yazamıyorum kardeşim.. zaman planlama problemim var sanırım. yüzüne bile bakamıyorum.. cn adresini sordu diye hatırladım.. 🙁
Sonunda kameralı bir telefonum oldu. Evet, BlackBerry kullanmaya başladım, nicedir yanımda fotoğraf makinesi taşıyamamanın, anları kaydedememenin sıkıntısını yaşıyordum. Artık daha bol fotoğraflı bir yer olacak burası.
İşte bir örnek; Ozan’ın oyun mekanının bir kısmı, salonu kaplamış, özgür çocuk 🙂

Ülkü’cüm göndermiş, bunun bir de baba ve baba adaylarına versiyonu olsaydı ya..
Ben anne olmasaydım eğer…
